Sunday, 21 June 2009
Yeni bir işletim sistemi denemek, yerli yazılımımızı desteklemek gibi nedenlerle diz üstü bilgisayarıma Vista yanında bir de TÜBİTAK-UEKAE tarafından geliştirilen Pardus 2008′i kurmuş idim. Pardus’un ilk sürümünü denemiş ve hemen vazgeçmiştim çünkü henüz çok kararlı ve kullanışlı olmadığını düşünüyordum. Fakat Pardus 2008′ le beraber gördüm ki, bu proje giderek daha iyi bir hal alıyor, gelişiyor. Gerçekten ilk kullandığım haliyle son kullandığım arasında dağlar kadar fark var.
Sonunda beklenen zaman geldi ve Pardus 2009′un alpha sürümü yayınlandı. Tam sürümü Temmuz ortasında çıkacak fakat
![[pardus2009.png]](http://1.bp.blogspot.com/_lvzMwLzUhEg/SiGKUOTdmTI/AAAAAAAABTY/BRDTk41q_Uc/s1600/pardus2009.png)
dayanamayıp indirmeye başladım. Bir an önce denemek istiyorum. Görselliğe önem veren bir kişilik olmam nedeniyle yeni sürüm beni ayrıca heyecanlandırıyor. Çünkü Pardus 2009, Kde 4 arayüz uygulamasını kullanıyor. Yani çok daha gelişmiş ve yenilenmiş bir arayüzle geliyor.Sizlere de kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. İsteyenler buradan indirip deneyebilirler.
Yükledikten sonra daha ayrıntılı bilgi verebilirim sanırım.
Şimdilik bu kadar…
Tags: Pardus
Posted in Havadan, Sudan | No Comments »
Tuesday, 16 June 2009
Bu günlerde insanlığa, onların art niyetli düşüncelerine ve çıkarcı yapılarına kızgınım yine. Birine ya da birilerine iyi, akıllı, karizmatik, efendi görünmek uğruna nasıl şekilden şekile girildiğini doğrudan gözlemleme fırsatım oluyor çünkü şu sıralar. Ya ben büyüdükçe dürüst, gerçek insanlar azalıyor; ya da ben büyüdükçe bu gerçeği daha rahat görebilmeye başlıyorum. Süslü konuşmalar, yapmacık hareketler, sahte kardeşlikler artık çok sıkmaya başladı beni.
Neyse bunun dışında yine stresli günler geçiriyorum. Malum final haftam geldi ve onlara çalışmak için yeterli zaman bırakmamış olmam nedeniyle kendime de kızgınım. Sınava çalışmayı son 2 güne bıraktıysam eğer, o dersin sınavından çıktıktan sonra fazlaca ders çalışma isteği oluyor içimde. İlginç bir durum :) Vizelerde fizik sınavından çıkıp tekrar bir kaç saat aralıksız fizik çalışmıştım mesela. Arkadaşlar pek normal karşılamamışlardı doğal olarak. Çünkü üzerimde sınav stresi olduğu zaman çalışamıyorum. Rahat olmam lazım. Bu nedenle de çalışmayı son ana bıraktığım sınavlar genelde berbat geçiyor.
Bu arada uyku düzenimi gece 02:00 ile 06:00 arasındaki 4 saate sığacak şekilde ayarlamaya çalışıyorum. Fazladan uyuyup zaman harcamaya ne gerek var değil mi :)
Tags: Finaller, İnsan, Uyku
Posted in Havadan, Sudan | No Comments »
Wednesday, 29 April 2009
23 Nisan tatilini fırsat bilip, ben de Ankara’ya, evime döndüm. Yaklaşık 5 gün kaldım. Ancak biraz yoğun bir 5 gün oldu bu. Hergün birşeyler yapmaya, bir yerlere gitmeye çalıştım çünkü. Hatta yapmak istediklerimin bir kısmını yapamadım bile. Mesela ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünün bir dersine girmek istiyordum, legal olmayan yollardan :) ama bu seferlik fırsat bulamadım.
Tatilde en hoşuma giden şeylerden birisi ODTÜ’ ye ait Eymir Gölüne gitmek oldu. Fotoğraf çekme fırsatı buldum rahatça. Aslında okulumun bulunduğu yer bu tip doğa aktiviteleri yapmak ve bol bol fotoğraf çekmek için fazlasıyla imkana sahip. Ama şimdiye kadar sınavlar, ödevler derken pek plan yapacak zaman olmadı. Mesela bir kaç gün önce ilk sınavlarımız bitmiş olmasına rağmen, on gün sonra ikinci sınavlarımız başlayacak. Arada fırsat bulmak pek mümkün olmuyor dolayısıyla.
Bu arada bir SLR (Filmli 35mm bir fotoğraf makinesi), bulabilirsem belki bir Zenit, sahibi olmak istiyorum. Sanırım kimyasal olarak elde edilmiş bir siyah beyaz fotoğrafın çok daha etkileyici olduğunu düşündüğüm için böyle bir şey istiyorum. Karanlık oda hakkında pek fazla bilgim olmadığı için de biraz araştırma yapmaya başladım bile şimdiden. SLR heyecanına kapıldığım için mi, yoksa gerçekten öyle olduğu için mi bilmiyorum ama karanlık oda daha heyecan verici bir yer gibi geldi.
Neyse Eymir’den 2 fotoğrafla bitireyim bu günlük girdisini.


Tags: Eymir, Fotoğraf, SLR
Posted in Gezgin, Işık ile Yazmak | No Comments »
Wednesday, 22 April 2009
Sınavlar, çizim ödevleri derken bir süredir uzak kaldım kitaplardan,rahat rahat okuyup hayal kurmaktan. Okunacaklar listem de kabardı doğal olarak. Ne tip şeyler okumayı tercih ettiğim hakkında bir fikriniz olması açısından listemi burada da yayınlamaya karar verdim:)
Edgar Allan Poe – Bütün Hikayeleri
Edgar Allan Poe – Bütün Şiirleri
Susan Sontag – Fotoğraf Üzerine
John L. Casti – Gödel, Mantığa Adanmış Bir Yaşam
Michelle Feynman – Mektuplarıyla Feynman
Richard P. Feynman- Her Şeyin Anlamı
Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya
Wolfgang Smith – Kuantum Bilmecesi
Friedrich Nietzsche – İyinin Ve Kötünün Ötesinde
Benzer türde kitap sevenler tavsiyelerini yazarlar ise güzel olur hani :)
Tags: Kitaplık
Posted in Okunmalı | No Comments »
Sunday, 12 April 2009
Okula başladığımda farkettiğim eksikliklerden biri ise, okulun genel öğrenci profilini oluşturan kesimin, pek çalışma, araştırma, öğrenme meraklısı olmadığı idi.

Öğrenciler fotoğrafta görülen modda oldukları için de, hocalar ve üniversite yönetimleri kaliteyi arttırmak yönünde pek istekli davranmayabiliyorlar. İşte bu yüzden, iş kişinin kendisine düşüyor. Araştırmak, kendi kendine öğrenmek gerekiyor. Biraz kendimizi zorlayıp araştırarak neler öğrenebileceğimizin farkına varmak ve okulda bişeyler öğrenirken “aa bak bu, bu işe yarıyormuş demek”, öğrenirken ne işe yaradığını bilmeden öğrenmekten çok daha güzel olmaz mı?
Boş durmamak gerekiyor. Zaman gerçekten çok hızlı geçiyor. Daha dün tercih yapıp yapmamakta tereddüt ediyordum. Şimdi ise ilk yılımı tamamlamak üzereyim…
Bunları düşünmek, boş geçen anlarda beni fazlaca rahatsız ediyor. Zamanın değeri tekrar aklıma geliyor. Sonra bu gece de 4 saatten fazla uyumamış olduğumu hatırlayıp, diğerlerinden biraz daha fazla yaşadığımı düşününce keyfim yerine geliyor :)
Ben hedefleğim yere kendimce yaptığım planlardan farklı,daha dolambaçlı, bir yoldan gidiyorum. Bu dolambaçlı yolu izliyor olmak, diğerlerinin öğrendiklerini öğrenemeyeceğim anlamına gelmiyor tabiki. Aksine beni daha çok motive ediyor. Öğrenme isteğimi artırıyor ve bu uğurda yaptığım şeyler bana çok büyük haz veriyor.
Başarılı olmak, tutkuya, azime ve çalışmaya bakıyor.
Tags: Başarı, Mühendislik, Üniversite
Posted in Hayaller,idealler | No Comments »
Sunday, 5 April 2009
Tübitak Bilim ve Teknik dergisindeki sansür olayından sonra, mümkün olduğunca her ay almaya çalıştığım ve yıllardır takip ettiğim bir dergiden soğudum fazlasıyla.. Doğrusu Tübitak’ın içerisindeki kadro değişikliklerinden sonra böyle şeyler olmasını bekliyordum.
Bilim ve Teknik dergisinden mahrum kalınca, bende diğer dergilere yöneldim. Mesela Ntv Bilim diye bir dergi çıkmaya başladı. İlk başlarda bende bilmiyordum ama derginin editörlüğünü Raşit GÜRDİLEK’ in yaptığını öğrendim. Bilim ve Teknik okuyanlar bilirler, Raşit GÜRDİLEK Tübitak’ ın BTD’sinin eski editörü idi. Sonra internette biraz araştırma yapınca öğrendim ki; Raşit GÜRDİLEK ve ekibi Tübitak’tan istifa etmişler ve Ntv Bilim’i çıkarmaya başlamışlar. Bunu duyunca biraz da olsa rahatladım çünkü güvendiğim ve bildiğim bir editör, görece daha özgür bir bilim dergisi çıkarabilecekti.
Henüz Ntv Bilim’in iki sayısı çıktı, başarılı olacak eminim. İlk sayısından itibaren almaya başladım bende. Tabiki yeni olmasından kaynaklanan bazı eksiklikleri var ama sonuçta işin başında tecrübeli isimler var.
Neyse bir diğer önemli kaynağım, hatta en önemlilerinden birisi ise New Scientist Magazine. Sizde isterseniz bağlantıdan internet sitesine girebilirsiniz.
Sadece belli kaynaklara bağımlı olmamak gerekiyor. Artık internet diye birşey var ve sansür falan da dinlemiyor. Sadece biraz zahmet edip araştırmak gerekiyor.
Tags: Bilim, Bilim ve Teknik, Ntv, Tübitak
Posted in Havadan, Sudan, Okunmalı | No Comments »
Sunday, 29 March 2009
Merak etmişsinizdir eminim. Ingeniarius Latince’de mühendis anlamına geliyor. Sıkı bir mühendis olmak iddiası taşıyan ben için böyle bir blog başlığı seçmek daha uygun geldi. Ayrıca buraya mühendislik ve makine mühendisliği konusunda, kendi çabalarımla öğrendiklerimi, benim durumumda olabilecek ve kendi kendini geliştirmek adına fazlaca çaba sarf eden öğrencilerin de faydalanabileceğini düşünerek yazmaya gayret edeceğim. Henüz bu alanda detaylı bilgi verebilecek durumda değilim elbet. Ama bir öğrenci olarak, okulundan şimdiden umudunu kesmiş ve kendi çabasıyla ilerlemeye çalışan bir öğrenci olarak, yol gösterici olması bakımından burada yazmak istiyorum.
Küçüklüğümden beri oyunlarımın içeriğini oluşturan uğraşların mühendisliğin temelini oluşturduğunu öğrendiğim günden beri Mühendis olmak isteyen biriyim ben. Topitop çubuklarından aks, kola şişesi kapaklarından tekerlek yapıp, bulunca özenle sakladığım sakız kutularının içine yerleştirir, sonra benim için o zamanlar ne kadar önemli olduğunu anlatamayacağım küçük elektrik motorunu takıştırıp, ancak 20-30 cm ilerleyebilen arabalar yapardım. Sonra kaç tane çocuğun 10-12 yaşlarında, kartondan yapılmış, içinde lazım olabileceğini düşündüğüm ordan burdan toplanmış onlarca küçük parçanın bulunduğu bir alet çantası olmuştur.
Neyse, şimdi ise böyle şeylerle meşgul oluyorum.


Tags: Ingeniarius, Makine, Mühendislik
Posted in Hayaller,idealler | No Comments »
Friday, 20 March 2009
Önceki blogumu daha özgürce yazabilmek adına, kişisel sebeplerden ötürü kapatıp, yeni bir blog açma kararı aldım. Şu an henüz görsel iyileştirmeler üzerinde çalışıyorum. En kısa zamanda yazılarımı yazmaya başlarım diye umuyorum. Neler hakkında yazarsın sen acemi blogcu, diye sorarsanız eğer, daha önceki blogumdan farklı olarak daha çok üniversite hayatım, teknik konular, teknoloji, bilim felsefesi gibi konular üzerinde yazılar bulabileceğinizi belirteyim :)
Bu arada yazarınızın fotoğrafla ilgilenen bir yönünün de olduğunu betimlemesi açısından bir fotoğrafımı bu günlük girdisine ekleyerek sonlandırmak istiyorum ilk yazımı..

Şimdilik hoşçakalın…
Posted in Havadan, Sudan | No Comments »