Bütünleme Sınavları Haftası
Monday, 6 July 2009
İkinci dönemki sorumsuzluklarım ve iradesiz davranışlarım sonucu geçemediğim bazı dersleri verebilmek için tekrar evden ayrıldım. Yaptıklarımın cezası olarak 6 günümü bu sıcak ve nemli diyarda geçirecek olmamın da etkisiyle canım bir hayli sıkkın. Üstüne bir de burada ders çalışmak dışındaki tek aktivitenin bahçede tek başına oturmak ve zaman zaman oradan buradan ortaya çıkan böcekleri izlemek olduğunu anlayınca, geriye kalan üç yıl boyunca hiç bir dersten bütünlemeye kalmayacağıma dair kendime yeteri kadar söz verdim…
Hazır canım sıkılıyorken ve ders çalışmıyorken sizlerle geçenlerde yaptığımız bir aktivitede çektiğim fotoğrafları paylaşayım.

Yine bir sahil etkinliğinde güneş ışığının çokluğundan faydalanarak böyle bir fotoğraf çektim. Bu fotoğrafı görünce poz vermek isteyenlerin sayısında artış oldu.

Yine güzel bir kare ortaya çıktı. Fotoğrafı görüp keyfim yerine gelince daha kalabalık bir grupla bu pozu tekrarlamak istedim :)

Ve şimdi bakıyorum da, bütünlemelere kalmış olmamın sebebi galiba bu fotoğraflar :S










No. 1 — July 31st, 2009 at 20:25
Bence mustafa yaptığın hiç bir şeyden pişmanlık duyma!Belki duymuyorsun,ama içinde bişeyler kalmış olmalı bu olayla ilgili.Bu arada bundan önceki yazında çıkarcı insanlardan bahsetmişin,sahte insanlar,sahte kardeşliklerden…Sana kardeş diyen tüm insanların gerçek olup olduğunu anlamak zordur çünkü ünüversite ortamında çoğu kişi ailesinden uzak ve yanında birilerini arıyorlar maddi ve manevi!bunların gerçek olup olmadığını zor bir durumda yada kendini yalnız hissettiğince daha iyi anlıcaksın BENCE:’)
No. 2 — July 31st, 2009 at 22:46
Ben anladım bile Onur :) Bazen biraz geri çekilip olayları dışarıdan dikkatle incelediğin zaman normalde göremediklerini görebiliyorsun.
No. 3 — August 4th, 2009 at 00:19
ortamınız sahte arkadaslıklarınız sahte olabılır…hangımızın değil ki ama yediğimiz her darbede yere düşüp kalmamalıyız hep güçlü durmalıyız ve sunu unutmamalıyız kı bunların hepsi tecrübe ,yasadığımız herseyde birşeyler öğreniyoruz yada bize öğretiliyor o anda bişe anlamıyorsun ama geriye donup baktığında hatalar,yanlişlar,çirkinlikler…işte o anda bunlardan ders cıkarmayı bılmemız lazım, bıdaha aynı hatayı yapmamak ıçın,bidaha uzulmemek için baskalarının senı uzmesıne ızın vermemek ıcın…aslında bunların hepsı herkesi kendımız gıbı gorduğumuz için oluyor ,çabuk guvenıyoruz,cabuk yıkılıyoruz…bunu belkı yalnız kaldığında belkı bıraz dısarıdan baktığında gorebılırsın ama gercek hep budur :):) boyle seylerı anlama geregı bıle duymamamız dılegıyle…:)
No. 4 — August 4th, 2009 at 16:33
>>aslında bunların hepsı herkesi kendımız gıbı gorduğumuz için oluyor ,çabuk guvenıyoruz,cabuk yıkılıyoruz
Bu düşünceye tam olarak katılmıyorum aslında, eğer hiç kimseye güvenmez isek de hayatımızı kendi kendimize çekilemez bir yer haline getirebiliriz. Mesele sadece kime güvenebileceğimizi doğru seçebilmekte. Bu ise zamanla, yaşadıkça, ‘düştükçe’ öğrenilecek bir şey bana göre…
No. 5 — August 5th, 2009 at 23:13
Ama guvendığımız zamanda cekılmez bır hale gelebılıyor…doğru sectıgını sanıyorsun beşer şaşabiliyor…evet zamanla öğrenıyorsun ama keske daha kolay ve kestırme bır yolu olsaydı…neyse yazıların guzel gercekten takıp etmek sarıyormus boyle oldugunu bılmıyordum :) ama daha sık yazarsan sevınırız…:):)