<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>&#039;Ingeniarius&#039; Mind &#187; Gezgin</title>
	<atom:link href="http://mistik.org/category/gezgin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mistik.org</link>
	<description>Benim Gözümden Dünya...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Jun 2010 23:45:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Akçaabat Açıklarında Balık Avlamak</title>
		<link>http://mistik.org/akcaabat-aciklarinda-balik-avlamak/</link>
		<comments>http://mistik.org/akcaabat-aciklarinda-balik-avlamak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 01:26:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mıstık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[Yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[İstavrit]]></category>
		<category><![CDATA[Taka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mistik.org/?p=352</guid>
		<description><![CDATA[Her şey, arkadaşlarımın ne zamandır hayalini kurduğu balığa çıkma planlarını gerçekleştirebilmelerine çok yaklaştıklarını hissetmemle başladı. Öyle çok meraklısı olmasam da, uzun yıllar önce bir kereliğine tecrübe etme fırsatı bulmuş ve epey keyifli bir eylem olduğuna kanaat getirmiş idim. Planı duyunca hemen aklıma benim de büyük tanker gemilerinden biri ile bir şekilde İstanbul&#8217;a kadar yolculuk edip, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="drop_cap">H</span>er şey, arkadaşlarımın ne zamandır hayalini kurduğu balığa çıkma planlarını gerçekleştirebilmelerine çok yaklaştıklarını hissetmemle başladı. Öyle çok meraklısı olmasam da, uzun yıllar önce bir kereliğine tecrübe etme fırsatı bulmuş ve epey keyifli bir eylem olduğuna kanaat getirmiş idim. Planı duyunca hemen aklıma benim de büyük tanker gemilerinden biri ile bir şekilde İstanbul&#8217;a kadar yolculuk edip, gemi hayatıyla ilgili fotoğraflar çekme planım olduğu aklıma geldi:) Her ne kadar benim planımla pek ilgisi olmasa da, Ankara gibi denizi olmayan bir yerde doğup büyümüş olmam ve kendi planım öncesinde biraz daha deniz-tekne tecrübesi edinmenin iyi bir fikir olacağını düşündüm. Açılacığımız teknenin 14-15 metrelik balıkçı teknelerinden olduğunu söylediklerinde ise; &#8220;madem öyle ben de gider balıkçı teknesi yaşamı fotoğrafı çekerim&#8221; diyen iç sesime karşı gelemedim.</p>
<p>Cuma sabahı dört arkadaş, balıkçı abilerle buluştuk. Limanda, açılacağımız &#8220;balıkçı teknesinin&#8221; hangisi olduğunu ararken gözlerimiz, balıkçı Alparslan abi ile bir balıkçı kulübesine girdik. Kapıdan girer girmez açılacağımız &#8220;balıkçı teknesinin&#8221; 14-15 metrelik değil 5-6 metrelik, <em>taka</em> diye bilinen, küçük, motorlu bir kayık olduğunu görmek bizde (özellikle bende &#8220;!&#8221;) biraz hayal kırıklığı yaratmadı değil. :) Kayığı küçümsediğimden değil tabii ki, hayal kırıklığı kendimi diğerine hazırladığımdan; orada çekmeyi planladığım fotoğrafları çekemeyecek olmamdandı. Ama yine de güzel fotoğraflar çekebilme umudumu kaybetmiş değildim.</p>
<p>Ben kayığıyın devrilme olasılığını hesaplamaya çalışırken, çoktan limanın dışına çıkmıştık bile. Bir gece önceden bulabildiğim kaynaklardan meteoroloji raporlarını edindiğimden, fırtına konusunda rahattım. :) Yeteri kadar açıldığımıza kanaat getirince oltaları atmaya atmaya başladık. Kayığın sahibi Ali abinin ilk izlenimlerine göre beni grubun en amatörü seçmiş olması o ara gerçekleşti. Bunu duyan ben ilerleyen saatlerde hırs yapacak ve diğerlerinin boş çıkan oltalarına karşı, tek seferde 5-6 balıktan az olta çekmeyecektim :P</p>
<p>Durum böyle olunca, biraz biraz işi kapıp, yüksek oranda şansın da yardımıyla, oltama balık vurdukça bu işi sevmeye başladım. Hatta o kadar sevdim ki bırakıp fotoğraf bile çekemedim doğru düzgün. Zaten kayığın küçük olması nedeniyle uzaklaşacak yeterli alan yoktu. Geniş açılı güzel de bir lensim olmadığından kıyısından köşesinden çekebildim bu balık tutma eylemini.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-395" title="Balık_1" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC03548-e1277676858611.jpg" alt="" width="600" height="400" /></p>
<p>Yukarıda denizin şansımıza ne kadar dalgasız olduğunu görebilirsiniz ama. Sağda Görkem misinayla uğraşıyor, solda Emrah kamış ile istavritleri kandırıp oltaya getirmeye çalışıyor. Arada yunuslar da gördük ama ben onları çekemeden kayboldular.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-397" title="Balık_2" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC03577-e1277676979431.jpg" alt="" width="600" height="400" /></p>
<p>Burada da kayığın sahibi Ali abi, arada oltayı elimizden alıp ders veriyordu bize.</p>
<p>&#8230; ve işte istavritlerimiz :)</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-398" title="Balık_3" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC03584-e1277676996746.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-396" title="Balık_4" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC03572-e1277676963755.jpg" alt="" width="600" height="400" /></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Share/Save</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mistik.org/akcaabat-aciklarinda-balik-avlamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum&#8217;da Üç Gün</title>
		<link>http://mistik.org/erzurumda-uc-gun/</link>
		<comments>http://mistik.org/erzurumda-uc-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 14:47:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mıstık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[Cağ Kebabı]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Palandöken]]></category>
		<category><![CDATA[Snowboard]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mistik.org/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Uzunca bir süredir aklımdaydı. Her ne kadar ileri düzeyde ya da düzenli olarak kış sporları yapan biri olmasam da Palandöken&#8217; de kaymak ve Erzurum&#8217;u gezip görmek istiyordum. Hazır derslerim yoğunlaşmamışken ve bir süre ikamet etmek zorunda olduğum Trabzon&#8217;a 300 km mesafede iken, bir arkadaşımın da aklını çelerek, görmek istediğim yerlerden birinin daha üstünü çizme fırsatı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzunca bir süredir aklımdaydı. Her ne kadar ileri düzeyde ya da düzenli olarak kış sporları yapan biri olmasam da Palandöken&#8217; de kaymak ve Erzurum&#8217;u gezip görmek istiyordum. Hazır derslerim yoğunlaşmamışken ve bir süre ikamet etmek zorunda olduğum Trabzon&#8217;a 300 km mesafede iken, bir arkadaşımın da aklını çelerek, görmek istediğim yerlerden birinin daha üstünü çizme fırsatı yakaladım.</p>
<p>Planladığımızdan bir hafta sonra gidebildik Erzurum&#8217;a. Trabzon-Erzurum karayolu, bölgenin doğası gereği pek tekin bir yer olmadığından, bunların üstüne bir de yağan karın yolu kapattığı haberlerini alınca ertelemek zorunda kalmıştık.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-400" title="erz" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC02618-e1277678025834.jpg" alt="" width="600" height="400" /><br />
Yukarıdaki fotoğraf Zigana Geçiti&#8217;nin çıkışından,henüz yolların ne kadar çetin olduğundan bihaber  manzaranın güzelliğinin tadını çıkararak yol alırken:)</p>
<p>Yollarda kıvrıla kıvrıla ilerlerken, Bayburt&#8217;u geçtikten hemen sonra otobüsümüz karlı dağlara tırmanmaya başladı. Yollarda kar yoktu hatta ıslak bile değildi ama karla kaplı dağlardan ve fazlasıyla ıssız görünen böyle bir yerden geçerken insan ürküyor ister istemez.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-402" title="erz_2" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC02633-e1277678059118.jpg" alt="" width="600" height="400" /><br />
<img class="aligncenter size-full wp-image-403" title="erz3" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC02642-e1277678074138.jpg" alt="" width="600" height="400" /></p>
<p>Yollar düzleşmeye başlayınca, artık Erzurum&#8217;a yaklaşmakta olduğumuzu anladık.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-401" title="erz4" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC02630-e1277678043859.jpg" alt="" width="600" height="400" /></p>
<p>Nihayet 5 saatlik yolculuk sonunda dadaşlar diyarı Erzurum&#8217;a ayak bastık. Buz gibi bir hava bekliyorduk ama alıştığım Ankara havasından farklı değildi. İner inmez Palandöken karşıladı bizi tüm ihtişamıyla. Dağın meşhur zirvesi Ejder, yine sislerle kaplı olduğundan görünmüyordu.</p>
<p>Kalacağımız yere ulaşıp eşyalarımızı bıraktıktan hemen sonra, şehrin merkezine indik. Artık hava kararmıştı. Daha öncesinden Erzurum&#8217;un cağ kebabının methini fazlasıyla duymuş olduğumuzdan bir kebapcı ismi alıp oraya doğru yola koyulduk.</p>
<p>Kebapçının kapısından içeri girmemizle garsonların hareketlenmesi bir oldu. Biz masaya oturur oturmaz hemen ezme, yoğurt, lavaş, pide geldi masaya. Bu sırada biz &#8220;<em> ama henüz sipariş vermemiştik ki</em> &#8221; bakışları atarken etrafa, birer şiş kebap koyuverdiler tabaklarımıza. Biz tabaklarımızdakileri bitirmek üzereyken sürekli masamızı süzmekte olan garson birer şiş daha koyuverdi. Zaten fazlasıyla acıkmış olduğumuzdan ve bu müthiş kebabın lezzetiyle kendimizi kaybettiğimizden itiraz etme gereği duymadık. Bu şekilde bir kaç şiş daha yedikten sonra artık yeteri kadar yemiş olduğumuza kanaat getirip hala masamızı süzmekte olan garsona bu sefer de &#8221; <em>eh yeter artık değil mi</em> &#8221; bakışı attıktan sonra tekrar Erzurum sokaklarına attık kendimizi. Cumhuriyet Caddesi sanırım en büyük ve en popüler caddesi olacak ki tüm gençlik oradaydı. Yanlış hatırlamıyorsam ismi Taş Han olan, içinde sadece oltu taşından yapılmış takılar satılan bir çarşıyı da gezip geri döndük.</p>
<p>Ertesi sabah artık uzun zamandır yapmak istedimiz şeyi yapmak üzere kalkıp dağa doğru yola koyulduk. Daha önce Ilgaz&#8217;dan kayak tecrübem vardı ama snowboard yapmayı çok istiyordum. O nedenle heyecanlıydım biraz. Hava açıktı ve yine soğuk değildi o kadar. Bu sefer Ejder tepesini rahatça görebiliyorduk. Hemen boardları kiralayıp gondolla dağa doğru çıkmaya başladık. 2600 metrede inip heyecanla boardları bağlayıp ilk denemeyi yaptık. Ama beş saniye geçmemişti ki ikimizde yerdeydik:) Snowboardun o kadar da kolay olmadığını o an anladım :)</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-407" title="erz5" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/IMG_0661-e1277678575863.jpg" alt="" width="600" height="450" /></p>
<p>Epey yorucuydu aynı zamanda. Ara ara oturup hem dinlenip hem kayanları izlemek keyifli oldu.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-406" title="erz6" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/IMG_0685-e1277678130703.jpg" alt="" width="500" height="334" /><br />
Bir süre bu şekilde düşe kalka vakit geçirdikten sonra artık daha fazla düşmekten ve bir yerlerini kırmaktan korkan arkadaşım iflas bayrağını çekip kaldığımız yere geri döndü. Öğleden sonra artık alışmaya başladım ve düşüşlerin sayısıyla şiddeti azalmaya başlayınca kayarken zevk almaya başladım.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-404" title="erz7" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC02663-e1277678089682.jpg" alt="" width="600" height="400" /></p>
<p>Kayarak indikten sonra, biraz ürkütücü biraz eğlenceli telesiyej yolculuğuyla tekrar çıkıp bu şekilde bir kaç tur kaydıktan sonra istemeye istemeye aşağı inip boardu teslim ettim.</p>
<p>İzlediğim onlarca video ve biraz azimle akşam üzeri olduğunda beni tatmin edecek derecede kaymayı başarabilmiştim. Bir yerimi de incitmemiştim üstelik. Artık huzurla ve keyifle dönebilirdim :) Benim için görev tamamlanmıştı artık.</p>
<p>O gün akşam üzeri inanılmaz derecede yorgun olduğumuz için dışarı sadece yemek yemek için çıktık. Ertesi gün öğleden sonraya almıştık biletimizi ve sabah biraz daha şehirde gezebiliriz diye düşündük.</p>
<p>Ertesi sabah Erzurum&#8217;un tarihi yerlerinden Çifte Minareli Medrese&#8217;sini gezdik ve çok güzel, keyifli bir haftasonu geçirmiş olmanın verdiği huzurla dönüş yoluna koyulduk.</p>
<div id="attachment_405" class="wp-caption aligncenter" style="width: 610px"><img class="size-full wp-image-405" title="erz8" src="http://mistik.org/wp-content/uploads/DSC02707-e1277678105988.jpg" alt="" width="600" height="400" /><p class="wp-caption-text">Palandöken ve Çifte Minareli Medrese</p></div>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Share/Save</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mistik.org/erzurumda-uc-gun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatil</title>
		<link>http://mistik.org/tatil/</link>
		<comments>http://mistik.org/tatil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 00:49:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mıstık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[Fethiye]]></category>
		<category><![CDATA[Karmylessos]]></category>
		<category><![CDATA[Kayaköy]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Saklıkent]]></category>
		<category><![CDATA[Slush Puppie]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mistik.org/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Deniz tatillerinden pek haz etmem aslında. Deniz tatili derken, denize gir-çık türü tatiller&#8230; Ama bu sefer elime geçen fırsatı değerlendirmek ve uzun yıllardır merak edip görmek istediğim Fethiye&#8217;yi görebilmek uğruna birazcık sıcağa katlanmak zorunda kaldım:) Fethiye herşeyiyle güzel bir yer. Bu tatil benim için daha çok bir ön gezi oldu diyebilirim. Çünkü esas yapmak istediklerimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="drop_cap">D</span>eniz tatillerinden pek haz etmem aslında. Deniz tatili derken, denize gir-çık türü tatiller&#8230; Ama bu sefer elime geçen fırsatı değerlendirmek ve uzun yıllardır merak edip görmek istediğim Fethiye&#8217;yi görebilmek uğruna birazcık sıcağa katlanmak zorunda kaldım:)</p>
<p>Fethiye herşeyiyle güzel bir yer. Bu tatil benim için daha çok bir ön gezi oldu diyebilirim. Çünkü esas yapmak istediklerimi yapamadım tam olarak. Tekrar dönmek ve onlarıda gerçektirmek istiyorum daha sonra.</p>
<p>Tatilin Ölüdeniz kısmını anlatarak başlayayım.</p>
<p>Fethiye merkezinden 17 Km uzaklıkta Ölüdeniz. Babadağın hemen dibinde küçük ama kalabalık bir yer. Burası gerçekten ününü hakediyor. Yurt dışında da fazlasıyla tanınıyor olması yabancı turistlerin fazlalığından anlaşılıyor zaten. Deniz inanılmaz berrak ve o meşhur lades kemiği şeklindeki yarım adanın uç kısmının doğal bir havuzdan farkı yok.</p>
<p>Buranın en önemli aktivitelerinden biri ise paragliding yani yamaç paraşütü. Gün içinde sanırım 60 tan fazla uçuş yapılıyor Ölüdeniz&#8217;in hemen yanıbaşındaki Babadağ&#8217;dan. Bende bu hevesle gittim ama bu sefer yapamadığım şeylerden biri de bu idi.</p>
<p>Akşamları plajda minderlerin üzerinde oturup bir şeyler içmek güzel oluyor. Özellikle, <em>Slush Puppie</em> dedikleri ama Fethiye&#8217;de pazarlarda <em>Karlı Şerbet</em> diye satılan içeceklerden içmek iyi geliyor.</p>
<p>Benim en çok gezmek istediğim yerlerden biri de Karmylessos idi, yeni adıyla Kaya Köy&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3529/3856784265_7a6d0fcddf.jpg" alt="Karmylessos" /></p>
<p>Kaya Köyü tüm bir gün gezip akşam üstü ise fotoğraf çekip mutlu bir şekilde otele dönmek istiyordum. Ama ne yazık ki tüm bir günü bırakın sadece yarım saat kalabildim burada çeşitli sebeplerden&#8230; Neyseki bu yarım saat günün fotoğraf çekmek için çok güzel bir bölümüne denk gelmişti ve bir kaç tane içime sinen fotoğraf çekebilmeyi başardım.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://farm3.static.flickr.com/2448/3856850437_c1462eaf8b.jpg" alt="Karmylessos" /></p>
<p>Tarih kokan taş evler arasında, dar sokaklarda akşam güneşi altında dolaşmak, hayali bir köyde dolaşmak gibiydi.</p>
<p>Kayaköy 3500 e yakın taş evden oluşan bir Rum yerleşimiymiş zamanında. İyi tarımcı olan Anadolu Rumları ekilir dikilir araziye ev kurmazlarmış. Bu nedenle evler çevredeki kayalık, taşlık alanlara kurulmuş burada da. İstiklal Şavaşından sonraki Mübadele de ise burada yaşayanlar Yunanistan&#8217;a , Batı Trakya&#8217;dan göçenler ise Kaya Köy&#8217;e  yerleştirilmiş. Göçen Türkler ise evlerini düzlüklere kurmuşlar. İşte Kaya Köy&#8217;ün hikayesi böyle :)</p>
<p>Fethiye de yapılabilecek diğer güzel şeylerden biri ise tekne turu yapmak. Bu turlar ile çevredeki adalara gidiliyor ve birbirinden güzel yerler görüp, harika koylarda denize girebiliyorsunuz. Ben Göcek Adası, Yassı Ada, Katrancı Adası, Kızıl Ada ve Tersane Adasına gittim.</p>
<p>Bir diğer durak ise Saklıkentti. Fethiye&#8217; ye 40 km mesafede adına yakışır bir yer Saklıkent. O kadar saklı ki sadece 15 yıl önce bir çoban tarafından tesadüfen bulunduğuna şaşırmamalı. 14 km içeriye kadar giden derin bir kanyon burası. Buz gibi akan soğuk suyu dağların arasından geliyor.Kışın su seviyesi bayağı fazlalaştığı için sadece yazları gezilebiliyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://farm3.static.flickr.com/2559/3857905236_41e3abe6ff.jpg" alt="Saklıkent" /></p>
<p>Bu fotoğraftan kanyonun ne kadar derin olduğu daha iyi anlaşılıyor olsa gerek :)</p>
<p>Yaptıklarım ve şimdilik yapamadıklarımla tamamladım tatilimi. Şimdi sırada okul var. Yeni ve yorucu bir yıla hazırlanıyorum şimdi&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Share/Save</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mistik.org/tatil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
